Hayatı

Ali Feyzi Kızılkeçili 1868 yılında Balıkesir’e bağlı Edremit ilçesi’nin Kızılkeçili köyünde dünyaya geldi. Babası İsmail Ağa, İstanbul’da medrese eğitimi almış âlim, şâir bir kişiydi. Aile büyükleri bugünkü Altınoluk’a tepeden bakan Avcılar köyünden 1740’lı yıllarda ayrılarak Kızılkeçili köyünün bulunduğu yeri yurt edindiler. Küçük yaşta kardeşiyle yetim kaldı. Annesi bir daha evlenmedi. Okumaya ve kitaplara duyduğu merakla rüştiye mezunu oldu. Keman çalmaya merak sardı. Medrese eğitimi almak istemesine rağmen evi geçindirmek için malının başına geçti. Zeytin ticareti ile meşgul oldu. Gençlik yıllarında Çanakkale’de bulunan Bektaşi dergâhına bağlandı. Yazdığı anılarında pek çok dergâha yaptığı ziyaretleri yazdı. Cemaliye Hanım’dan İsmail Nami, Mehmet Naci ve Hüseyin Fâzıl adında üç oğlu oldu.

Hürriyet ve İhtilaf Fırkasının  “ Edremit Kul Reisi” olmasına rağmen partinin gidişatını beğenmeyince istifa etti.  Çocuklarının eğitimi için gittiği İstanbul’da savaş ortamının zorlu ve güvensiz nakliye şartlarına rağmen zeytinyağı ve sabun ticareti yaptı. İstanbul’un düşman tarafından işgalinden sonra, zorlu hayat şartları, köyüne dönüşü zorunlu kıldı.

1919-20 yılları için kendisinin bilgisi olmadan Edremit Meclis İdare Azalığı adayı gösterildi ve Karesi Mutasarrıflığı tarafından görevlendirildi. Edremit’teki Kuvâ-yi Milliye’nin kuruluşundan sonra bazı kişilerin kanunsuz para toplamaları üzerine durumu Karesi Mutasarrıflığına bildirdi. Şikâyeti üzerine cephe kumandanı Ali Bey (Çetinkaya) ile görüştü ve onun yönlendirmesi ile Kuva-yi Milliye’ye girdi. Ali Çetinkaya’nın aracı olmasıyla Üçüncü Balıkesir Kongresi’ne delege olarak gitti. Kongrede kendisine cephelerin müfettişliği görevi teklif edildi fakat ilerleyen yaşı ve fıtık rahatsızlığından dolayı at binemeyeceğini belirterek görevi reddetti. Edremit’teki görevine geri döndü ve Yunan işgali süresince bu görevi yerine getirdi.

1929 senesinde yazılmış dört cilt ve toplam 1559 sayfalık anılarında aile tarihinin yanı sıra Osmanlı’nın son dönemlerini, işgal İstanbul’unu, Edremit’teki Yunan işgalinin acı dolu taraflarını,  yerli Rum halkının hazin sonunu,  memleketin kurtuluşunu ve Atatürk’ün Edremit ziyaretinde yaptığı konuşmaları ve sohbetlerini hikâye etti.

Hayatı boyunca okudu ve yazdı. Bugüne dek basılmamış kitapları: “Atalar Sözü” isimli atasözü ve deyim derlemesi, “Kur’an Hakkında Mülâhazalarım”, şiirlerini topladığı “İrfan Yolu”,     “Siyer-i Sahâbeden Tercüme-i Hal /Selman Fârisî”  ,  Bektaşilik ve Tasavvufu anlattığı kitabı. Bu kitapların yanı sıra Anılarını anlattığı dört ciltlik defterler,  Divanına almadığı şiirlerini topladığı şiir defteri, düşüncelerini yazdığı notları da bulunmaktadır.

Ülkenin kurtuluşu ile bir müddet devam ettiği görevlerinden el çekti ve köyünde münzevi bir hayat yaşadı. 1946 yılında Hakk’ın rahmetine kavuştu. Nasibi rahmet, mekânı cennet olsun inşallah…

Saliha Kızılkeçili Tuğlacı
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
20/12/2017